Her iki sanatçının da ortak noktası, resimlerinin ana ekseninde insana yer vermiş olmaları...
İnsana ilişkin herşeyin sanat olabileceğine inandığını belirten Hanefi Yeter, “Değişen, gelişen, izleyicisiyle konuşan, tartışan, sorular soran, etkileyen, yol gösteren ve insanların kendileriyle başbaşa kaldıklarında, onlara insancıl bir dünyanın sorumluluğunu hissettiren sanattan yanayım” diyor.
Yaşanılan döneme tanıklık eden sanatın, olabildiğince zengin çağrışımlar uyandırabilmesinin gerekli olduğuna inanan Serpil Yeter ise resimlerinde izleyicilere açık kapılar bırakıyor: “ Anlatmak istediklerimi estetik değerlerle özümseyip aktarmaya, onları kendi fantezileriyle konuların içine çekmeye çalışıyorum...”
Goethe Enstitüsü Genel Sekreteri, şair-yazar Joachim Sartorius, sergi kitabında yer alan yazısında Hanefi Yeter’in yapıtları için şöyle diyor: “Bizler, tıpkı oryantal bir günlüğe girer gibi onun resimlerine girmeye davet ediliyoruz. Bu günlükte insanlar, sevgililer, müzisyenler görüyoruz. Resimler tek tek birçok sahneden oluşuyor ve aynı zamanda çok perspektifli bir biçimde, birçok merkezin çevresinde dönüyorlar...”
Almanya’daki bir sanat galerisinin yöneticisi olan Dorothea Kolland ise aynı kitapta yer alan yazısında Serpil Yeter’in resimlerine ilişkin ipuçları veriyor: “Yapıtlarının birçoğunda ‘resim içinde resimler’ görülür. Küçük adamlar, desenler, semboller figürlerin içlerine resmedilir ve başka başka öyküler anlatırlar (...) Büyük, güçlü çizgilerle ve kuvvetli renklerle resmedilen bu figürler birbirlerine dolanırlar; çözülmeleri güçtür...”
1967-72 yılları arasında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi’nde eğitim gören Hanefi Yeter, 1973-78 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı’nın bursuyla Berlin Akademisi’nde okudu. Almanya’nın çeşitli kentlerinde ve İstanbul’da kişisel sergiler açan, karma sergilere katılan Hanefi Yeter, 1979 yılından bu yana resim çalışmalarını Berlin ve İstanbul’daki atölyelerinde sürdürüyor.
1981 yılında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ni bitirdikten sonra Berlin’e yerleşen Serpil Yeter ise 1983 yılından itibaren Almanya’nın çeşitli kentlerinde kişisel sergiler açtı ve karma sergilere yapıt verdi ve sanatçı resim çalışmalarını Berlin ve İstanbul’daki atölyelerinde sürdürüyor.