Milli Reasürans Sanat Galerisi

  • ANA SAYFA
  • SERGİLER
  • YAYINLAR
  • İLETİŞİM
  • ENGLISH
  • A A
Güncel Sergi | Gelecek Sergi | Tüm Sergiler

Norbert Kricke - Bir 20. Yüzyıl Öncü Sanatçısı

15 Aralık 1999 - 23 Ocak 2000

Heykelleri ve desenleriyle 1950 sonrası Alman çağdaş sanatı içinde özgün bir yere sahip olan ve öncü sanatçı kişiliği ile simgeleşen Kricke’nin Kricke 1955 yılında İstanbul’a geldi ve bir sergi açtı. Sergi, aralarında Kuzgun Acar’ın da bulunduğu arayış içindeki genç Türk sanatçılarının ilgisini çekmişti. Kricke, İstanbul’da bulunduğu süre içinde Türk ressam ve heykeltraşlarla tanıştı. Eleştirmen Necmi Sönmez, bu serginin başta Kuzgun Acar olmak üzere dönemin genç sanatçılarının ilgisini çektiğini ve etkili olduğunu belirtiyor.

İstanbul Goethe Enstitüsü ve Dışilişkiler Enstitüsü-Stuttgart (ifa) işbirliğiyle gerçekleşen retrospektif nitelikteki bu önemli sergi, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çağdaş Alman heykel sanatına yeni bir boyut getiren öncü sanatçılardan Norbert Kricke’nin (1922-1984) heykel ve desenlerinden oluşuyordu.

Kricke 1946-1947 yıllarında Berlin Akademisi’nde eğitim görmüş, henüz 25 yaşındayken Düsseldorf’ta bağımsız çalışmaya başlamıştır. Kendi biçim ve öncü anlayışlarıyla kısa sürede dikkati çekmiş ve Almanya’nın önde gelen heykeltraşları arasına girmiştir. Yaşamı boyunca, çeşitli sanatçı ya da akımlara yakın olmasına karşın her zaman eleştirel bir konumda kalabilmeyi başarması Kricke’nin kendi tarz ve anlayışlarını oluşturmasında, özgün yapıtlar ortaya koyabilmesinde belirleyici olmuştu. Alman eleştirmen Paul Wember, sanatçının 1962 Krefeld sergisinin kataloğundaki giriş yazısında, ona, “Boşluğu fethederek ve zamanı denetim altına alarak, evreni hareket ettiren ve taşıyan güçleri belirgin kılıyorsunuz. Çünkü siz, gerçek ve tinsel olarak, içkin ve aşkın olarak alışılmış olanın bütün sınırlarını aşıyorsunuz” diye sesleniyordu.

Kricke, daha 1949 yılında taş, bronz, demir gibi klasik heykel malzemelerini, yontma, alçı kalıp, döküm gibi teknikleri bir kenara bırakarak tellerle deneysel çalışmalara başlamıştı. Böylece, yüzyıllardır heykel sanatının ayağına takılan kaide ve kütle sorunsallarını böyle aşabilmiş, heykeli boşluğa taşıyabilmişti. Kricke’nin bu çalışmaları, onu, bir yandan mekân olgusunu yapısal (konstrüktif) olarak çözmeye çalışan, bir yandan da sanata hareketi sokmaya çalışan 1950’li yılların öncü sanatçıları arasında öne çıkardı. Alman eleştirmen Johannes Cladders’e göre, Kricke bu özel konumu ve mücadeleci kişiliği ile, Alman sanat tarihinin bir döneminin ve aynı zamanda 1950’li yılların büyük uyanış ruhunun, sarsılmaz canlılığının, geleceğe yönelişin, güçlü yaşam duygusunun simgesi olmuştur.

Kricke, bir heykeltraşta kolay rastlanmayan bir çizim tutkusuna ve çizim gücüne sahipti. Bu tutkusu onun heykel alanında kütlenin ve geometrinin sınırlayıcı kurallarından giderek uzaklaşıp iki ucu açık yalın çizginin sonsuz olanaklarına açılmasıyla birlikte gelişti. Her plastik yapıtının yanında, onunla aynı düzeyde ve ona eşlik eden bir grafik yapıt yer aldı. Bu nedenle Kricke heykelleri kadar çizgileriyle de dikkati çekti.

>> Gelecek Sergi >> Tüm Sergiler

Copyright © 2010 Millî Reasürans Sanat Galerisi. Tüm hakları saklıdır.

Designed by KATALIST