Tarih boyunca bir çok inancı birarada barındıran İstanbul’un geçmişi yeni bir bakışla tartışmaya sunuldu.
Fotoğraf sergisi, kitap ve panelle gerçekleştirilen etkinlik İstanbul Karaköy Rotary Kulübü, Alman Kültür Merkezi ve İstanbul Dergisi işbirliğinde gerçekleştirildi.
İstanbul’un 2600 yıllık tarihi boyunca farklı kültür ve inançlar bir arada bulunuyor. Kentin geçmişinden gelen ve geleceğin biçimlenmesinde de etkili olacak bu özelliği bir fotoğraf sergisi, bir kitap ve panelle tartışmaya sunuldu.
Danışmanlığını Prof. Dr. Afife Batur’un yaptığı proje İstanbul’daki kutsal mekanlar ve insanları konu aldı. “İstanbul: İnançların Buluştuğu Yer” başlıklı fotoğraf sergisinde Ara Güler, Ani Çelik Arevyan, Kamil Fırat, Manuel Çıtak, Murat Germen, Orhan Cem Çetin’in özgün çalışmaları sergilendi.
İstanbul Dergisi’nin katılımıyla Prof. Dr. Stefanos Yerasimos, Dr. Arus Yumul, Prof. Dr. Hüsrev Hatemi, Aydın Boysan ve Dr. Paul İmhof konuşmacı olarak katıldığı “İstanbul’da çok kültürlülük” konulu bir panel düzenlendi.
Kudüs ve İstanbul, diğer kutsal sayılan kentlerden tektanrılı üç dini; Yahudilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlığı bir arada bulundurmasıyla ayrılıyor. Doğal, tarihi, ekonomik ve siyasi etkenler bu iki kenti ayrıcalıklı bir konuma getirmiş. Bu ayrıcalık bir şans mıydı? Afife Batur geçmiş açısından bu soruya olumlu ya da olumsuz cevap verilebileceğine, ancak “şanstı” cevabının barışı ve insanlar arasındaki karşılıklı etkileşimi, kültürel zenginliği ve canlılığı “şans değildi” cevabının ise gerginlikleri, çatışmaları, huzursuzlukları ve hatta savaşları anımsatacağına dikkat çekiyor. Gelecek açısından olumlu cevap arayışlarının önemini vurguluyor ve Osmanlı döneminde çağdaşı Avrupa ülkelerine göre değişik inançlara karşı hoşgörülü bir yaklaşım olmakla birlikte bugün için İstanbul’un geçmişi, hoşgörü kavramının içeriğini aşan, birlikte ve yanyana yaşama doğallığının daha bilinçli ve çağdaş modellerini yaratabilmelidir dileğinde bulunuyor.